Birkaç yıl önce yaşanan Elazığ depreminin ardından bilim insanları, "Hatay'da çok büyük bir deprem bekliyoruz. Tarih boyunca Antakya şiddetli depremlerle defalarca yıkıldı" diye uyardığında, bir Hataylı olarak şöyle düşündüğümü itiraf ediyorum: "Bir deprem ne kadar şiddetli olabilir ki?! Ateş olsa cürmüm kadar yer yakar."
Bu satırların yazarı 4:17'de uyanıkken yakalandı felâkete ve artık her şeyin bittiğini düşündü bir dakika boyunca salım salım sallanırken. Sarsıntı durunca merkez üssünün Erzin olduğunu sandı. Oysa Erzin, Hatay'ın depremde yıkılmayan tek ilçesiydi.
Hallaç pamuğu gibi atılan yerleri düşünmek bile istemiyorum.
Erzin kaçıncı derecede deprem bölgesi, Erzin'de deprem kaç şiddetinde oldu sorularının yanıtı bu röportajda. Eğer Google arama motorundan bu yazıya Erzin deprem son dakika anahtar kelimesiyle geldiyseniz, ilçemizin depremselliği hakkında bilgiler ve daha fazlasını bulabilirsiniz.

Depreme Dirençli Erzin konusunda yaptığımız söyleşinin sorularına geçmeden önce sizi tanımak isteriz. Furkan Berke Duran kimdir?
Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldum. Ayrıca Osmaniye'de de yüksek lisans yaptım, mühendislik ve teknoloji yönetiminde. İskenderun doğumluyum. Yaklaşık iki yıldır Erzin Belediyesi'nde inşaat mühendisi olarak görev yapıyorum.
Depreme dirençli kent nedir?
Depreme dirençli kent aslında bana göre; teknik elemanlar kadar vatandaşlarımızın üzerine düşen de yük. Neden diye sorarsanız; genel hatlarıyla bir kontrol mekanizması var. Ama vatandaşlarımız kaçak yapı yaptığı için, oturma izni almış yapılara ekstradan kat çıkılıyor, kat ilavesi yapılıyor. Bu da biliyorsunuz... örnek olarak bir yapı üç kata göre tasarlanmışsa, siz dört beş kata çıkardığınız zaman taşıyıcı sistem yetersiz kalma durumu olacaktır. Dediğim gibi burada vatandaşlara da yük düşüyor.
Ha biz tabi ki mühendislik olarak, mimarlık olarak zemin konusunda olsun, bütün mühendisler üzerine düşen görevi yapmalıdır. Çünkü Türkiye'deki bina deprem yönetmeliği olsun, TS500 yönetmeliği vs. diğer yönetmelikler de çok kapsamlı.
Ben yurt dışında da çalıştım... İspanya'da, Çek Cumhuriyeti'nde... Oradaki yönetmeliklerden eksik kalır bir tarafımız yok. Sadece farkımızın bilinç meselesi olduğunu düşünüyorum.
Bunda da biz Erzin Belediyesi olarak üstümüze düşen tüm kontrollerimizi yapıyoruz.
Malûmdur; 6 şubat 2023'te sabaha karşı meydana gelen deprem felâketinde ve ardından devam eden deprem silsilesinde 11 ilimiz yıkılmıştı. Sadece ilçemiz Erzin'de can kaybı ve yıkım yaşanmaması, ülkenin ve dünyanın gözünü buraya çevirmişti. Ulusal ve uluslararası basına haber olmuştu Erzin, Erzin'de neden yıkım olmadı diye. Ben depremden birkaç ay sonra Antalya Manavgat'a gittiğimde de Erzinli olduğumu duyan sormuştu. Hâlâ da merak edenler vardır. Afet bölgesindeki diğer kentlere göre Erzin depremden neden etkilenmedi? Üstelik birinci dereceden deprem bölgesindeyiz, diri fay hatlarıyla çevriliyiz ve ağır hasar alan İskenderun'la aynı zemin yapısına sahibiz. Bununla birlikte hangi zemin depreme dayanıklı sorusunun da yanıtını bilmek isteriz.
Şahsî görüşüm; Erzin'de çok katlı yapıların olmamasından dolayı... bir...
Diğeri de zemin yapısından dolayı...
Şimdi örneğin İskenderun'la zemin yapısı aynı olan alanlarımız olabilir ama... mühendislik olarak bizim belli yatak katsayılarımız var, belli zemin sınıflarımız var. Türkiye'de deprem yönetmeliğinde de böyle. Bu değişkenler belirliyor aslında. Baş etken de tabi ki depremin şiddetinin bölge bölge farklı olmasından dolayı.
Hangi zemin depreme dayanıklı peki?
...
Tamamını Depreme Dirençli Erzin röportajında okuyabilirsiniz.
Tartışmaya Katıl (0)
Tartışmaya katılmak için giriş yapmanız gerekiyor.
Giriş YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!