Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen kanun teklifinin ikinci bölümüne ilişkin konuşma yaptı. Emekli maaşı artışından siber güvenliğe, Kayseri'nin kalkınma projesi KAŞE'den tekstil sektörünün sorunlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
TBMM Genel Kurulu'nda, 281 Sıra sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine görüşmeler devam ediyor. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alan Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, teklifin içerdiği düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına Yüce heyeti ve ekranları başında kendilerini izleyen vatandaşları selamlayarak başlayan Ersoy, teklifin ikinci bölümünde yer alan düzenlemelerin sosyal güvenlikten eğitime, enerjiden ulaştırmaya, siber güvenlikten kamu yönetimine kadar birçok alanda ihtiyaç duyulan hukuki güncellemeleri içerdiğini belirtti. Cumhur İttifakı olarak, devletin kurumsal kapasitesini güçlendiren, vatandaşların hayatını kolaylaştıran ve kamu hizmetlerinin etkinliğini artıran her düzenlemeyi desteklemeyi sürdürdüklerini ifade etti.
Teklifin en önemli başlıklarından birinin, en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilmesi olduğunu vurgulayan Ersoy, "Emeklilerimiz, bu ülkeye uzun yıllar emek vermiş, alın teri dökmüş kıymetli büyüklerimizdir. Ekonomik şartların gerektirdiği ölçüde onların refah seviyesini koruyacak adımların atılması sosyal devlet anlayışının doğal bir gereğidir. Cumhur İttifakı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da emeklilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Enerji alanında yapılan düzenlemeye de değinen Ersoy, nükleer enerji yatırımlarının finansmanına ilişkin önemli bir kolaylık sağlandığını belirtti. Ülkenin artan enerji ihtiyacını güvenli, sürdürülebilir ve yerli kaynaklarla karşılayabilmesi için nükleer enerjinin stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Ersoy, bu alandaki yatırımların önünü açacak finansal düzenlemelerin Türkiye'nin enerji arz güvenliğine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Eğitim alanına yönelik düzenlemeler hakkında da konuşan Ersoy, özel öğretim kurumlarında uygulanacak idari yaptırımların Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmesinin yaptırımlarda hukuki öngörülebilirliği güçlendireceğini belirtti. Özel öğretim kurumlarında görev alacak eğitim personeline ilişkin şartların Öğretmenlik Meslek Kanunu ile uyumlu hâle getirilmesinin de eğitim kalitesinin korunması açısından isabetli bir adım olduğunu vurgulayan Ersoy, "Eğitimin her kademesinde nitelik ve liyakat esasından taviz verilmemesi gerektiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Siber güvenlik alanında yapılan düzenlemelerin günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap verdiğini kaydeden Ersoy, dijitalleşmenin hız kazandığı, siber tehditlerin her geçen gün arttığı bir dönemde, internet altyapısının yönetimi, kritik veri sistemlerinin korunması ve ilgili yetkilerin tek elde toplanmasının ülkenin dijital güvenliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Siber Güvenlik Başkanlığının kurumsal kapasitesini güçlendirecek bu düzenlemelerin Türkiye'nin dijital egemenliğine önemli katkılar sağlayacağı kanaatinde olduğunu belirtti.
Kamu yönetimine ilişkin düzenlemelere de dikkat çeken Ersoy, Sayıştay savcılarının atanma şartlarının daha objektif kriterlere bağlanması, il ve bölge müdürü kadrolarına atanacak personelde hizmet süresinin artırılması ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda ulaştırma alanındaki idari para cezalarının kanuni zemine kavuşturulmasının hukuk devleti ilkesini güçlendiren düzenlemeler olduğunu ifade etti. Hukuki belirliliğin artırılmasının, idarenin işlem ve uygulamalarında vatandaşlar açısından güven unsurunu da pekiştireceğini vurguladı.
Genel aydınlatma giderlerine ilişkin merkezi destek mekanizmasının devam ettirilmesinin özellikle belediyelerin temel kamu hizmetlerini aksatmadan sürdürebilmesi açısından önem arz ettiğini belirten Ersoy, kamu maliyesindeki denge gözetilirken yerel hizmetlerin de kesintisiz devam etmesini sağlayacak bu yaklaşımı olumlu olarak değerlendirdiklerini söyledi.
PTT personeline yönelik düzenlemelerin uzun süredir beklenen bir ihtiyaca cevap verdiğini kaydeden Ersoy, personelin statü karmaşasının giderilmesi, özlük haklarının korunması ve geçiş sürecinin hukuki güvence altında yürütülmesinin çalışma barışına katkı sağlayacağını belirterek, "Kamu personel rejiminde adalet ve hakkaniyet anlayışının korunması her zaman önceliğimiz olmuştur" dedi.
Ersoy, Cumhur İttifakı olarak güçlü devlet, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda milletin refahını artıracak, devletin kurumsal yapısını güçlendirecek ve ülkenin geleceğine katkı sunacak her düzenlemeyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.
Konuşmasında seçim bölgesi Kayseri'ye yönelik iki önemli başlığa da değinen Ersoy, Kayseri Valiliğinin koordinasyonunda, Erciyes Üniversitesinin bilimsel öncülüğünde ve MÜSİAD Kayseri Şubesinin katkılarıyla hayata geçirilen KAŞE – Kayseri Şehir Endeksleri Projesi hakkında bilgi verdi. Projenin Kayseri'nin kalkınmasına ışık tutacak önemli bir çalışma olduğunu belirten Ersoy, KAŞE Faz-1 sonuçlarının kişi başına gelir, yüksek teknoloji üretimi, Ar-Ge kapasitesi, patent sayısı, üniversite-sanayi iş birliği, nitelikli istihdam ve beyin göçü gibi alanlarda yeni bir sıçramaya ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini söyledi. KAŞE Faz-2'nin ise uygulanabilir politika önerileri geliştirerek Kayseri'nin geleceğine yön verecek stratejik bir yol haritası ortaya koyduğunu ifade eden Ersoy, bu yönüyle KAŞE'nin yalnızca Kayseri için değil, Türkiye'deki tüm şehirler için örnek alınabilecek güçlü bir kalkınma modeli olduğunu vurguladı. Emekleri geçen herkese teşekkür etti.
Ersoy, konuşmasının son bölümünde tekstil sektörünün yaşadığı sıkıntılara ve özellikle Kayseri'deki tabloya dikkat çekti. Teksif Sendikası Kayseri Şube Başkanı Yavuz Canbaz tarafından kendisine iletilen bilgi notunda, yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan zorluklar, enerji ve işçilik giderlerindeki artış ile ihracat pazarlarında yaşanan daralmanın üreticileri her geçen gün daha fazla zorladığının ifade edildiğini aktardı. Tekstil sektörünün üretimi, ihracatı ve istihdamıyla ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirten Ersoy, Kayseri'de faaliyet gösteren Orta Anadolu, Karsu, Lüks Kadife ve Çetinkaya gibi köklü kuruluşlarda yaşanan daralmanın sadece bu işletmeleri değil, tedarik zinciriyle birlikte binlerce aileyi ve şehrin ekonomik hayatını doğrudan etkileme riski taşıdığını söyledi.
Ersoy, üretim yapan işletmelerin ayakta kalabilmesi için ihracatçılara finansman erişiminin kolaylaştırılması, Eximbank ve benzeri destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, istihdam teşviklerinin günümüz şartlarına göre güncellenmesi ve üretimi önceleyen ekonomik tedbirlerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Üreten işletmelerimizi korumak, sadece fabrikalarımızı değil; alın terini, istihdamı, ihracatı ve ülkemizin geleceğini korumaktır" dedi. Sektörün sahadaki sorunlarını kendilerine aktaran Teksif Sendikası Kayseri Şube Başkanı Yavuz Canbaz'a teşekkür etti, ilgili bakanlıkların ve tüm paydaşların bu haklı çağrıya gerekli hassasiyeti göstereceğine inandığını ifade etti.
Ersoy, konuşmasını Milliyetçi Hareket Partisi olarak söz konusu teklifi olumlu değerlendirdiklerini ve desteklediklerini belirterek, vatana ve millete hayırlara vesile olmasını dileyerek ve Genel Kurulu saygılarıyla selamlayarak tamamladı.
Tartışmaya Katıl (0)
Tartışmaya katılmak için giriş yapmanız gerekiyor.
Giriş YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!